top of page
Türkiye'nin İçecek Kültürü Dergisi


Fıçıdan Bir Damla: Tadım Masasından Notlar
Son yıllarda Türkiye’de viski tadım etkinliklerinin sayısı hızla arttı. Önceden birkaç butik mekânda, meraklıların küçük gruplar halinde gerçekleştirdiği tadımlar artık neredeyse her büyük şehirde düzenleniyor. Artık sadece bir içki deneyimi değil; viskiyle kurulan kültürel bağın, bilinçli bir merakın ve sosyal etkileşimin görünür hâle geldiği bir mecra haline geldi. Bu etkinlikler, kadehlerdeki aromaları paylaşmaktan öteye geçerek, katılımcıların damaklarını eğitiyor, fıçı t

Erhan Erbek
1 Nis


Brunch Kültürü &İçecekleri
Brunch, yalnızca iki öğünün birleşiminden doğmuş bir gastronomik kategori değildir; zamanın, mekânın ve kimliğin yeniden düzenlendiği bir hafta sonu performansıdır. Türkiye’de brunch pratiği, 2000’li yıllardan itibaren küresel şehir kültürüyle eşzamanlı olarak yaygınlaşmış; özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara gibi metropollerde görünürlük kazanmıştır.

Nuray Eroğlu
31 Mar


%3
Türkiye bir tarım ülkesi. Dünyanın birçok noktasına meyve ihraç eden, yıllık yaklaşık 30 milyon ton meyve üreten bir ülkeyiz. Bunun yaklaşık yüzde 10’u meyve suyu üretiminde kullanılıyor. Rakamlar etkileyici. 2024 yılında meyve suyu ihracatımız 574 milyon dolara ulaştı. Sektör, 150’den fazla ülkeye ürün gönderiyor ve 2028 için 1 milyar dolarlık ihracat hedefi koymuş durumda. Kağıt üzerinde her şey yolunda görünüyor.

Burak Kapson
31 Mar


Evde Kokteyl Yapmaya Neden Üseniyoruz ?
Akşamüstü bir barda oturup barmenin birkaç şişe, biraz buz ve tek bir ölçü kabıyla yarattığı o küçük mucizeyi izlemek hepimize keyif verir. Bardaktan yükselen narenciye kokusu, bardağa çarpan buzun sesi ve sonunda gelen ilk yudum… Peki aynı hissi evde yaşamak neden çoğumuza uzak görünüyor? Evlerimizde limon da var, buz da; hatta internet tarif kaynıyor. Yine de çoğumuz kokteyl fikrini “fazla zahmetli” diyerek rafa kaldırıyoruz.
Mayhoş Dergi
31 Mar


5N1K İçecek Dünyasında 5 neden 1 kokteyl
Kokteyl sevdamızın arkasında aslında sadece "alkol almak" değil, duyularımıza hitap eden çok katmanlı bir deneyim yatıyor. Bir kokteyli sevmemizin nedenlerini birkaç ana başlıkta inceleyebiliriz:

Fatih Akerdem
31 Mar


Türk kahvesinin kırk yıl hatırı vardır; buna kimse itiraz etmez.
Ama bazı hatırlar vardır ki takvimle ölçülmez, yüksek sesle anlatılmaz. İçildiği an değil, bittikten sonra kendini belli eder. Tarz-ı Hususi, tam olarak bu sessizlikten doğar. Bu bir kokteyl değildir; bir hâlin karşılığıdır. Masada bir şey değişir ama kimse adını koymaz. Bakışlar biraz yavaşlar, son yudum gereğinden uzun sürer. Çünkü her deneyim anlatılmak zorunda değildir.
Burada mesele neyin karıştırıldığı değildir. Asıl mesele, neyin bilinçli olarak sade bırakıldığıdır. B
Mayhoş Dergi
31 Mar


FİNCANDAN İLK YUDUM
Sabahın ilk ışıkları perde aralığından süzülürken mutfağa yayılan o tanıdık aroma çoğu zaman günün kaderini belirler.
Kahve yalnızca bir içecek değildir ritüeldir kültürdür hatta kimi zaman kişisel bir kaçıştır.

Mehmet Sarısoy
31 Mar


Kahve Gerçekten İhtiyaç Mı ?
Kahve, bizim topraklara “cool bir içecek” olarak gelmedi. O, doğrudan hayatın ortasına girdi. Osmanlı’da kahvehaneler vardı ama kimse oraya “latte içmeye” gitmiyordu. Orası sohbetin, tartışmanın, fikir üretmenin ve bazen de “her şeyi ben bilirim” amcaların mekânıydı. “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” sözü boşuna söylenmedi. Kahve; dostluğu başlatan, barıştıran, sözleşmeleri mühürleyen bir bahaneydi.
Mayhoş Dergi
31 Mar


Baharatların iyileştirici gücü
Son yıllarda fonksiyonel beslenme trendlerinin yükselişiyle birlikte, mutfağımızdaki klasik baharatlar yeniden keşfediliyor. Bu baharatların başında ise zerdeçal ve tarçın geliyor. Hem aromatik karakterleri hem de sağlık üzerindeki potansiyel etkileri sayesinde yalnızca tariflerin değil, aynı zamanda iyi yaşamın da bir parçası haline geliyorlar.

Elçin Oflaz
31 Mar
bottom of page