top of page

Fıçıdan Bir Damla

DUMANI TÜTEN BİR HAFIZA: VİSKİNİN KOKUSUNDA SAKLI YÜZYILLAR 

Bir içkinin tarihi, sadece damıtıldığı kazanda değil, ona ihtiyaç duyan insanların hayatlarında saklıdır. Viskinin ilk defa ne zaman içildiğini kesin olarak bilmesek de, onu içenlerin neden içtiğini az çok anlayabiliyoruz: Soğuk bir akşamda cesaret, yalnız bir gecede arkadaşlık, kutlama anında biraz daha alev… Viskinin tarihi, aslında insanoğlunun içkiyle kurduğu ilişkinin en rafine versiyonudur; hem kutsal, hem günahkâr. Bu yazıda, İskoç yaylalarından Tennessee’nin meşe fıçılı mahzenlerine uzanan bir zaman yolculuğuna çıkacağız. Biraz is, biraz tarih, biraz da hikâye...

Başlangıç Noktası

Bugün bir barda ya da evde bir kadeh viski yudumladığınızda, dudaklarınızdan geçen o dumanlı sıvının ardında bin yıllık bir hikâye dolaşır. Viskinin izini sürmek için zamanın tozlu raflarını karıştırmak gerek. Ve her ilginç hikâyede olduğu gibi, bu da bir sisin içinde başlar.

Bazı tarihçiler, viskinin ilk damlalarının İrlanda’da düştüğünü söyler; bazılarıysa İskoçya’da... Hangi toprak önce damıttı, tartışmalı. Ama şunu biliyoruz: Viskinin atası sayılan aquavitae, yani “yaşam suyu” 12. yüzyılda Avrupa’da dolaşan simyacılar tarafından hazırlanıyordu. Bu içki, önce bir tıbbi çözüm gibi sunulmuştu: mideyi rahatlatır, sinirleri yatıştırır, hatta kimi zaman ruhu arındırdığına inanılırdı. Şarap yerine tahıl bazlı içki kullanılmaya başlandığında, viskiye giden yol da açılmış oldu. 

Kelime kökeni bile başlı başına bir öykü gibi. “Whisky” kelimesi, Galce “uisgebeatha” (yaşam suyu) ifadesinden geliyor. Zamanla “uisge” sözcüğü halk arasında kısala kısala bugünkü halini aldı. Böylece viski, sadece bir içki değil, aynı zamanda bir yaşama biçimi, belki de bir direniş biçimi haline geldi.

 İskoçya’daki ilk yazılı kayıt, 1494 yılındabir keşişin “tahıldan aqua vitae üretmesi” üzerine tutulmuş. Manastırlar o dönemde sadece dua yeri değil, aynı zamanda dönemin en gelişmiş bilgi merkezleriydi. Keşişler hem ilaç yapıyor, hem içki damıtıyor, hem de bunları dikkatle kayda geçiriyordu. Viskinin doğumu biraz da Tanrı’ya yakın ellerin işiydi.

Yorumlar


bottom of page